Meslek Seçerken Severek Yapacağın Bir Mesleği Seçmeli

Zorla Güzellik Olmaz! Adam zorla doktor oldu ama doktorlukta uzun süre zorlasa da devam edemedi. Sonra severek yaptığı araba balansı işine geri döndü Nasıl mı?
Haberin devamını OKUyun!
Üniversiteye hazırlanan hemen her öğrencinin hayalidir doktor olmak.  

Yıllarını verirler kulaklarına stetoskopu takıp hastalarının kalp atışlarını dinlemek için. Birçok sosyal faaliyete katılmazlar, dönem uzatmayıp bir an önce doktor olmak isterler. Ailelerin de en büyük hayalidir yetiştirdikleri evlatlarının Tıp Fakültesi okuyup doktor olduğunu görebilmek.
Bu uğurda bazen gençler başka meslekleri isteseler de aileler illa da 'tıp okusun' diye tuttururlar. 'Oğlumuz okudu doktor oldu' demek onlar için ayrı bir mutluluktur. Toplumda çok saygın bir meslek olsa da sevilmeden yapılacak bir meslek değildir doktorluk.
Adanalı Ali Kerimoğlu da sırf ailesini mutlu edebilmek için Tıp Fakültesi okuyanlardan.

43 yaşındaki Kerimoğlu'nun hayali İşletme Fakültesi okuyup ticarete atılmaktı. Ancak anne ve baba sevgisi ağır bastığından istemeyerek de olsa Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi'ni kazandı. Bölümde başarılı öğrencilerden biri olan Kerimoğlu üniversiteyi bitirdikten sonra 2321 numaralı diplomasını alıp ailesine hediye etti. Aslında Kerimoğlu, istemeyerek girdiği tıp fakültesinde kendilerine ihtiyacı olan hastaları düşündüğünde mesleğine biraz daha yakınlaştı. İlk olarak Bitlis'in Ahlat ilçesine doktor alarak atandı. 1,5 yıl burada görev yaptı. Bu şirin ilçedeki görevinin ardından tayini Osmaniye'nin Kadirli ilçesine çıktı. Kerimoğlu burada da 9 ay hastalara hizmet verdi. Daha sonra Adana 112 Acil Servisi'ne tayini çıkan Ali Kerimoğlu, burada da 7 yıl görev yaptı.

Kerimoğlu, devletten aldığı maaşın karşılığını vermek için sevmese de mesleğini en iyi şekilde yaptı. Adana İl Sağlık Müdürlüğü de Kerimoğlu'nun bu gayreti sonucu 112 Acil Servislerden sorumlu şube müdürü olarak atadı. Sağlık Bakanlığı onaylı atamasının ardından yine bir süre görevine devam eden Ali Kerimoğlu, baba mesleği lastikçiliğe olan ilgisini sonlandıramadı. Mesleğinin zirvesine tırmanırken 1 Nisan 2003'de istifasını Sağlık İl Müdürlüğü'ne sunarak doktorluğu bıraktı. İstifasını sunduktan sonra evine dönen Kerimoğlu, konuyu ailesine açtığında onlar da dikkate almadı. Çünkü onlara göre doktorluk bırakılacak meslek değildi. Kerimoğlu, her zaman yapmak istediği ticarete atıldı.

Şimdiki mesleği lastik ticareti. Artık elinde stetoskop değil onu mutlu eden bijon anahtarı var.

"İşletmeyi bitirip ticarete atılacaktım tıp okuyup ticarete atıldım" diyen Ali Kerimoğlu, sahibi olduğu Kerimoğlu Ticaret bünyesinde araç lastiği satış, tamirat, araçlara rot-balans bakımları yapıyor. Kerimoğlu, kendisinin ticaret yapmayı sevdiğini vurgularken sırf ailesini üzmemek için tıp okuduğunu anlatıyor. Yıllar geçmesine rağmen doktorluğu bıraktığına kimsenin inanmadığına dikkat çeken Kerimoğlu, doktorluk mesleğinin severek yapılması gerektiğini, kendisinin bir türlü sevemediğini anlatıyor.

Ailelerin, çocuklarının yeteneklerine ve isteklerine göre bölüme göndermeleri tavsiyesinde bulunan Kerimoğlu, "İstenmeyerek gidilen bölümlerde gençlerin yetenekleri öldürülüyor. Aileler kendileri mutlu olurken çocukları mutlu olamadıkları mesleklerde çalışmak zorunda kalıyor. Herkes severek yapacağı meslekler de çalışmalı." ifadelerini kullanıyor.

"Rızkın 10'da 9'u ticarettedir" Hadis-i Şerif'ini hatırlatan Kerimoğlu, "Mesleğimi severek yapıyorum. Doktorluk mesleğinden daha fazla kazanıyorum. Mutluyum." diyor.
 Kaynak: CİHAN haber A.


Şimdi sorulması gereken önemli bir soru:
Çocuk, meslek tercihi yaparken büyüklerini hiç dikkate almadan kendi istediği bölümümü seçmeli yoksa büyüklerim nede olsa tecrübeli! Aile şurasının ortak kararı ne olursa ben o mesleği seçmeliyim mi demeli?
Bizim önerimiz:
Aile iyi bir rehber hocası bularak çocuğunun yeteneklerini keşfettikten, çocuğun ilgi ve alakasını öğrendikten sonra bu yetenekler içerisinden hangisinin çok daha uygun olduğunu çocuk, rehber  hocası ve ailenin ortak kararı ile belirlenmesidir. 
Meslek tercihini tamamen çocuğa bırakmakta yanlış olabilir. Çünkü çocuk kendisi hakkında en doğru tercihi her zaman sağlıklı bir şekilde yapamayabilir. İşte bu noktada rehber hocası devreye girmelidir.